Kuduz, insanlar tarafından bilinen en eski viral enfeksiyonlardan biridir. Dünya genelinde görülebilen, memelileri etkileyen ve insanlara da bulaşabilen, ölümcül seyreden önemli bir zoonozdur. Türkiye'de de kuduz hastalığı görülmeye devam etmekte ve hastalıkla mücadele kapsamında hem evcil hayvanların hem de yaban hayatındaki hayvanların aşılanmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.
Kuduzun epidemiyolojik seyri ve etkilenen hayvan türlerine göre farklı bulaşma döngüleri bulunabilir. Türkiye açısından özellikle köpekler ve yaban hayatındaki etçil hayvanlar hastalığın kontrolünde önem taşımaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı, yaban hayatında kuduzla mücadele amacıyla başta tilkiler olmak üzere etçil yabani hayvanlara yönelik oral aşı çalışmalarını da yürütmektedir.
Kuduz virüsleri sinir dokusuna yönelen (nörotropik) virüslerdir ve merkezi sinir sisteminde ciddi hasara neden olur. Hastalık; bilinç ve davranış değişiklikleri, aşırı uyarılabilirlik, yutma güçlüğü, koordinasyon bozuklukları ve ilerleyici felç belirtileriyle ortaya çıkabilir.
Klinik belirtiler başladıktan sonra kuduzun seyri çoğunlukla ölümcüldür. Klasik kuduzun etkeni Rabies lyssavirus olarak bilinen kuduz virüsüdür. Hastalığın kontrolünde en önemli yöntemlerden biri, hastalığa duyarlı hayvanların düzenli olarak aşılanmasıdır. Türkiye'de de kuduzla mücadele kapsamında sahipli ve sahipsiz kedi-köpeklerin yanı sıra yaban hayatına yönelik aşılama çalışmaları yürütülmektedir.
Bulaşma
Kuduz virüsü çoğunlukla enfekte hayvanın tükürüğünün ısırık veya açık yara yoluyla vücuda girmesiyle bulaşır. Özellikle kuduz şüpheli bir hayvan tarafından ısırılma veya tırmalanma gibi temaslar ciddi şekilde değerlendirilmelidir.
Virüs, enfekte hayvanın tükürüğüyle doğrudan temas sonucunda da bulaşabilir. Ancak sağlam deriden bulaşması beklenmez. Çevrede uzun süre canlı kalması mümkün olmadığı için cansız yüzeylerden veya kurumuş materyallerden bulaşma riski oldukça düşüktür.
Yarasa gibi bazı hayvanların da kuduz virüsünü taşıyabilmesi nedeniyle yabani hayvanlarla doğrudan temas edilmemesi önemlidir.
Kuduz şüpheli bir hayvanla temas meydana geldiyse, temas eden kişi veya hayvanın durumu gecikmeden veteriner hekim ve gerekli durumlarda sağlık kuruluşları tarafından değerlendirilmelidir.
Kuluçka Süresi
Kuduzun kuluçka süresi birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişebilir. Süre; virüsün vücuda girdiği bölge, merkezi sinir sistemine olan uzaklık, yaranın derinliği ve alınan virüs miktarı gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak farklılık gösterebilir.
Virüs, enfekte hayvanın tükürüğü aracılığıyla dışarı atılır. Hastalık belirtileri ortaya çıkmadan önce de virüsün tükürükte bulunabilmesi, hastalığın bulaşma açısından tehlikesini artırır.
Klasik 3 Fazlı Klinik Seyir
1. Prodromal Evre
İlk belirtiler birkaç saat veya birkaç gün içerisinde ortaya çıkabilir. Bu dönem genellikle birkaç gün sürer.
Belirtiler:
- Karakter ve davranış değişiklikleri
- Sinirlilik, ürkeklik veya huzursuzluk
- Aşırı salya
- Yutma güçlüğü
- İştahsızlık
- Normalden farklı şekilde insanlara veya diğer hayvanlara yaklaşma
- Saklanma veya kaçmaya çalışma
- Isırık bölgesinde hassasiyet veya kaşıntı
- Normalde sakin olan hayvanın saldırganlaşması veya tam tersine olağandışı şekilde uysallaşması
Yabani hayvanlarda dikkat çekici belirtilerden biri, normalde insanlardan kaçınan hayvanların insanlara karşı doğal ürkekliğini kaybetmesidir.
2. Eksitasyon Evresi
Bu dönem saldırganlık, huzursuzluk ve amaçsız hareketlerle karakterizedir. Eksitasyon belirtilerinin baskın olduğu tabloya halk arasında “saldırgan kuduz” denebilir.
Bu dönem birkaç gün sürebilir.
Belirtiler:
- Huzursuzluk ve davranış değişikliklerinde artış
- İştahsızlık
- Yabancı cisimleri ısırma veya parçalama
- Aşırı salya
- Sürekli veya farklı şekilde havlama
- Kaçma ve amaçsız dolaşma
- Diğer hayvanlara veya insanlara saldırma
- Koordinasyon bozukluğu
- Kasılmalar veya nöbetler
3. Felç ve Depresyon Evresi
Hastalık ilerledikçe huzursuzluk ve saldırganlık yerini belirgin halsizlik ve felç belirtilerine bırakabilir.
Yutma ve gırtlak kaslarının etkilenmesi sonucunda yutma güçlüğü ve yoğun salya görülebilir. Felç vücudun farklı bölgelerine yayılarak ilerleyebilir ve hastalık ölümle sonuçlanabilir.
Kuduzun Özel Formları
Sessiz Kuduz
Bazı vakalarda belirgin bir eksitasyon veya saldırganlık dönemi görülmeden doğrudan felç belirtileri ortaya çıkabilir. Bu tablo “sessiz kuduz” olarak adlandırılır.
Köpekte görülebilecek belirtiler:
İfadesiz veya donuk bakış
Belirgin halsizlik
Salya akması
Alt çene felci
Ses değişikliği veya ses çıkaramama
Yutma ve beslenme güçlüğü
Yabancı bir cisim yutmuş izlenimi
Üçüncü göz kapağının belirginleşmesi
Göz hareketlerinde bozukluk
Gövde ve uzuvlarda ilerleyici felç
Ardından ölüm
Bu formda özellikle felç belirtileri ön plandadır.
Atipik Kuduz
Kuduzun daha uzun veya alışılmışın dışında seyreden formları da görülebilir. Uzun süre devam eden nörolojik belirtiler, davranış değişiklikleri, hareket bozuklukları ve depresyon gibi bulgular ortaya çıkabilir.
Kuduzun atipik seyretmesi, özellikle kuduz açısından riskli temas öyküsü bulunan ve nörolojik belirtiler gösteren köpeklerde hastalığın ayırıcı tanılar arasında değerlendirilmesini gerektirir.
Patogenez
Belirtilerin şiddeti ve hastalığın seyri; enfeksiyonun gerçekleştiği bölge, yaranın merkezi sinir sistemine uzaklığı ve virüsün vücuda giriş miktarı gibi faktörlerden etkilenebilir.
Genellikle başlangıçta enfekte bir hayvanın ısırması gibi bir yaralanma söz konusudur. Virüs ilk olarak giriş bölgesinde çoğalabilir ve daha sonra sinir dokusu boyunca merkezi sinir sistemine doğru ilerler.
Virüs beyne ulaştıktan sonra merkezi sinir sisteminde çoğalır ve sinirler aracılığıyla vücudun farklı bölgelerine yayılabilir. Özellikle tükürük bezlerinin etkilenmesi, virüsün tükürük aracılığıyla dışarı atılmasında önemli rol oynar.
Ortaya çıkan davranış değişiklikleri ve felç belirtileri, merkezi ve periferik sinir sistemindeki hasarın sonucudur.
Bu Sırada Ne Olur?
Enfeksiyonun ardından virüs giriş bölgesindeki dokularda çoğalabilir. Daha sonra sinir lifleri aracılığıyla merkezi sinir sistemine ulaşır.
Virüsün merkezi sinir sistemine ulaşma süresi, enfeksiyon bölgesinin beyne veya omuriliğe olan uzaklığına ve diğer biyolojik faktörlere bağlı olarak değişebilir.
Beyinde yoğun şekilde çoğalan virüs, sinir sistemi üzerinden tekrar vücudun farklı bölgelerine yayılır. Tükürük bezleri gibi dokuların etkilenmesi sonucunda virüs tükürükte bulunabilir.
Hastalığın klinik belirtileri; davranış değişiklikleri, saldırganlık, yutma güçlüğü, koordinasyon bozuklukları ve ilerleyici felç şeklinde ortaya çıkabilir.
Tanı
Kuduz şüphesi bulunan canlı bir hayvanda kesin tanı süreci oldukça özeldir. Klinik belirtiler başka nörolojik hastalıklarla da benzerlik gösterebildiğinden yalnızca belirtilere bakılarak kesin tanı konulamaz.
Kesin tanı, yetkili laboratuvarlarda uygun numuneler üzerinde gerçekleştirilen testlerle konulur. Kuduz şüphesi bulunan hayvanlarda uygulanacak işlemler, hastalığın bildirimi ve mücadelesine ilişkin veteriner sağlık mevzuatı çerçevesinde yetkili kurumlar tarafından yürütülür.
Bu nedenle kuduz şüphesi bulunan bir hayvanla karşılaşıldığında hayvana kendi başına müdahale edilmemeli ve durum derhal veteriner hekime veya ilgili resmi veteriner otoritelere bildirilmelidir.
Korunma
Kuduzdan korunmanın en önemli yolu düzenli aşılama ve riskli temasların önlenmesidir.
Türkiye'de kuduzla mücadele kapsamında sahipli kedi ve köpeklerin aşılanması, sahipsiz hayvanların aşılanmasına yönelik çalışmalar ve yaban hayatındaki hayvanlara yönelik oral aşılama programları yürütülmektedir.
Köpeğinizin kuduz aşısı, veteriner hekiminizin değerlendirmesi ve kullanılan aşının prospektüsündeki talimatlar doğrultusunda uygulanmalıdır. Türkiye'deki resmi veteriner sağlık uygulamalarında kuduz aşısının geçerli kabul edilmesi için aşının hayvan pasaportuna işlenmesi ve veteriner hekimin kaşe/imzasının bulunması gibi kayıt şartları da önem taşır. Aşının, ürünün özel talimatı farklı değilse, köpeğin en erken 12 haftalık yaşında uygulanması gerektiği belirtilmektedir.
Köpeklerin mikroçip ile kimliklendirilmesi ve kayıt altına alınması da hastalıkların takibi ve hayvan hareketlerinin kontrolü açısından önemlidir. Türkiye'de kedi, köpek ve gelinciklerin kimliklendirilmesine ilişkin mevzuat güncellenmiş ve kayıt sisteminin kapsamı genişletilmiştir.
Kuduz şüpheli bir hayvan tarafından ısırılma veya başka riskli bir temas meydana geldiğinde hayvan sahibinin kendi başına karar vermek yerine derhal veteriner hekime başvurması gerekir. İnsanlarda meydana gelen riskli temaslarda ise en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Köpeğinizle Seyahat Ederken Kuduz Aşısı
Köpeğinizle yurt dışına seyahat etmeyi planlıyorsanız, gidilecek ülkenin güncel giriş şartları seyahatten önce mutlaka kontrol edilmelidir.
Türkiye'ye başka bir ülkeden kedi veya köpek getirilmesi durumunda ise mikroçip/kimliklendirme, geçerli kuduz aşısı ve bazı durumlarda kuduz antikor titrasyon testi gibi şartlar bulunmaktadır. Özellikle antikor titrasyon testi gereken durumlarda kan örneğinin kuduz aşılamasından belirli bir süre sonra alınması ve yetkili prosedürlere uygun şekilde değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle uluslararası seyahat planlayan köpek sahiplerinin işlemlere son anda başlamaması ve seyahat öncesinde veteriner hekim ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ilgili birimlerinden güncel şartları kontrol etmesi önemlidir.
Kuduz Şüphesinde Ne Yapılmalı?
Kuduz şüphesi bulunan veya davranışlarında belirgin değişiklik görülen bir hayvana çıplak elle müdahale edilmemelidir.
Özellikle aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden profesyonel yardım alınmalıdır:
- Köpeğin bilinmeyen bir hayvan tarafından ısırılması
- Yabani bir hayvanla şüpheli temas
- Ani ve açıklanamayan saldırganlık
- Aşırı salya ve yutma güçlüğü
- Ani davranış değişiklikleri
- Koordinasyon bozukluğu
- İlerleyici felç belirtileri
Kuduz şüphesi bulunan hayvanlarda uygulanacak karantina, gözlem, numune alma ve diğer resmi işlemler yetkili veteriner makamlarınca belirlenir. Bu nedenle şüpheli durumlarda hayvan sahibi tarafından herhangi bir tedavi veya müdahale uygulanmamalıdır.
Tedavi
Kuduz hastalığında klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra etkili bir tedavi seçeneği bulunmamaktadır ve hastalık çoğunlukla ölümcül seyreder.
Bu nedenle korunma, aşılama ve riskli temasların doğru şekilde yönetilmesi hastalıkla mücadelede temel öneme sahiptir.
Köpeğinizin kuduz aşısını veteriner hekiminizin önerdiği programa uygun şekilde yaptırmak, aşı kayıtlarını güncel tutmak ve özellikle yabani hayvanlarla temas riskini azaltmak korunmanın en önemli adımlarıdır.
Türkiye'de kuduzla mücadele yalnızca bireysel hayvan sahiplerinin değil, veteriner sağlık otoritelerinin ve toplumun birlikte yürüttüğü kapsamlı bir çalışmadır. Tarım ve Orman Bakanlığı da evcil hayvanların ve yaban hayatının aşılanmasına yönelik programlarını sürdürmektedir.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel beslenme veya tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini tutmaz. Belirli beslenme ve tıbbi önerilerin yerine geçmez ve bunlara dayanılmamalıdır. Herhangi bir soru veya endişeniz için lütfen veteriner hekiminizle görüşün.
Yazar : Anna Sofi
Pet Chef Veteriner Baş Hekim